1. Ana Sayfa
  2. Sağlık Bilgileri

Üriner Sistem Nedir? Üriner Sistemin Ana Yapıları ve Organları?

Üriner Sistem Nedir? Üriner Sistemin Ana Yapıları ve Organları?
Üriner Sistemin Ana Yapıları ve Organları
0

Üriner Sistem Nedir?

Üriner Sistem Nedir: Yaşadığınız süre boyunca vücudunuz sürekli olarak organik molekülleri metabolize edecek ve atık ürünler üretmeye devam edecektir.. Metabolik atık ürünlerden kendinizi kurtaramıyorsanız, bunlar toksik seviyelerde birikip vücudunuzu zehirleyecektir. Üriner sistem, bu metabolik atıklardan kurtulmanın görevini yerine getirmesi sebebiyle çok önemlidir.

Üriner Sistemin Ana Yapıları ve Organları

Bu sistem fizyolojisini meydana getiren ana yapılar iki böbrek (nefron içerir), iki üreter, bir üretra, bir mesane, damarlar ve arterlerdir. Üreter böbreği mesaneye bağlar. Mesane, idrarın biriktiği depodur ve vücut dışına üretra yoluyla atılır. Bu yapılardaki işlevsizlikler, üriner sistem enfeksiyonu ve hastalıkları olarak incelenir. Her yıl Amerika Birleşik Devletleri(USA)’nde bu üriner sistem enfeksiyonlarının ve idrar yolu sorunlarının belirtileri sebebiyle 50 ila 100 bin insan hastanelere başvuruyor. Direkt üriner sistem grafisi (röntgeni) çekilir ve hastaya ona göre teşhis koyulur.

Böbrek

Böbrek nedir; görevleri nelerdir? Üriner Sistem Nedir?
Üriner Sistem Nedir: Böbrek nedir; görevleri nelerdir?

Böbrekler, üst karın bölgesinin arka tarafında peritonun dışında bulunan fasulye şeklinde iki organdır. Böbrekler, vertebral korteksin her iki yanında birer tane bulunur, kaburgalar ve bir yağ tabakası tarafından korunur.

İdrar Oluşumunun yanı sıra böbrek aşağıdaki işlevlere sahiptir:

  • Kan hacminin düzenlenmesinde önemli bir rol oynar, çünkü vücuttan atılacak ve geri emilecek su miktarını kontrol eder.
  • Sodyum ve potasyum iyonlarının salgılayarak ve geri emilimini kontrol edip kandaki elektrolitleri düzene sokar.
  • Hidrojen iyonlarının geri emlimini ve salgılanmasını kontrol edip kanın pH’ını düzene sokar.. Kandan daha fazla hidrojen iyonu atıldığında, kanı daha az asidik (daha alkali) hale getirir. Fakat kanda daha çok hidrojen iyonu tutulursa, bu kanı daha asidik (daha az alkali) hale sokar.
  • Atılan ve kana geri emilen su seviyesini belirleyip kan basıncını düzenler. Böbrekler daha düşük miktarda su saldığında ve daha çok su emdiğinde kan hacmi yükseliş gösterecektir. Kan hacminin yükselmesi kan basıncının artmasına sebep olur. Tam tersi şekilde böbrekler daha çok su salgılar ve daha az su emerse, kan hacmi azalacaktır. Bu da kan basıncının düşmesine yol açacaktır.
  • Kırmızı kan hücresi üretiminin düzenlenmesinde rol oynar. Kırmızı kan hücrelerinin sayısı azaldığında kandaki oksijen seviyesi de azalacaktır. Bu, aynı zamanda böbreğin eritropoietin aismi verilen bir madde salgılamasına sebep olur. Eritropoietin kemik iliğine gider ve daha fazla kırmızı kan hücresi üretmesini sağlar. Yeterince kırmızı kan hücresi üretildiğinde, bu süreç tam tersi bir geri bildirim mekanizması ile durdurulmaktadır.

Nefron

Böbreğin renal korteksinde paketlenen bir milyondan fazla nefron vardır. Nefron, glomerülden ve bir tüp sisteminden oluşur.

Glomerül, iç içe geçmiş kılcal damarlardan oluşan bir ağdır. Okçu kapsülü adı verilen kupa şeklindeki bir yapıyla çevrelenmiştir. Okçu kapsülü ile glomerül arasındaki boşluğa “okçu alanı” denir. Sıvılar, kılcal damarlardan filtrelenir ve filtrat, glomerüler filtrasyon membranı aracılığıyla okçu boşluğuna toplanmaktadır.

Filtrelenen sıvı filtrat olarak bilinmektedir. Glomerüler filtrasyon membranı, yalnızca geçebilecek kadar küçük yapıdaki ürünlerin geçişine izin vermektedir. Filtrat daha sonra elementlerin eklendiği (kandan salgılanması) veya çıkarıldığı (kana geri emilim) tüplerden oluşan sistem boyunca hareket eder.

Filtrat (filtrelenen sıvı), nefronun 4 farklı segmentinden geçer:

Proksimal kıvrımlı tübül: vücudun ihtiyaç duyduğu besin ve maddelerin geri emiliminde görevlidir

Henle halkası: İdrar konsantrasyonunu kontrol eden ince ve küçük loblu yapı

Distal kıvrımlı tübül: sodyum, potasyum ve pH’ı düzenler

Toplama kanalı: su ve sodyumun geri emilimini düzenler.

Nefron İdrar Oluşumunda Nasıl Çalışır?

Nefron İdrar Oluşumunda Nasıl Çalışır? Üriner Sistem Nedir?
Üriner Sistem Nedir? Nefronun görevleri..

Nefron, filtrasyon ve salgılama yoluyla metabolik atıkların vücuttan atılması görevini yerine getirir. Söz konusu atıkların içindeki yararlı maddeler kana geri emilmektedir.

Sorumluluk Reddi: Niyetimiz, size en ilgili ve güncel bilgileri vermektir. Lakin, hastalıklar, semptomlar, ilaçlar ve maddeler her bireyi farklı şekilde etkilediğinden, bu bilgilerin mevcut tüm bilgileri kapsadığını garanti edemeyiz. Bu bilgi, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Olası nedenleri, yan etkileri, semptomları ve hastalıkları her daim tıbbi geçmişinizden haberdar olan bir sağlık uzmanıyla görüşün. Bilginvarmi.com’da paylaşılan bilgiler, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Detaylı bilgi için: tıbbi sorumluluk reddi

Filtrasyon

Kan, glomerüle girer ve aynı zamanda efferent arteriolden ayrılmaktadır. Özellikle efferent arteriol, hidrostatik bir basınç oluşturmayı sağlayan afferent arteriolden daha dar bir yapıya sahiptir. Glomerüldeki kan akışı, molekülleri glomerüler filtrasyon membranından zorlayan hidrostatik bir basınç oluşturur. Bu işleme filtrasyon denir.

Salgı ve Geri Emilim

Kılcal sarmallar, proksimal ve distal kıvrımlı tübüller olan henle kulpunu çevreler. Filtrat nefrondan akarken, kanın içeriğindeki unsurlar nefrona eklenmektedir. Veya nefrondan çıkarılmaktadır. Genelde, nefrondan atılan ürünün üzerine bazı elementler eklenir ve sonrasında nefrondan çıkarılmaktadır.

Elementlerin nefrondan tekrar kana geçmesi geri emilim olarak bilinirken, aynı zamanda elementlerin kandan nefrona geçişi “salgı” olarak adlandırılmaktadır.

Normal filtrat, su, glikoz, amino asitler, üre, kreatinin, sodyum klorür, kalsiyum, potasyum ve bikarbonat iyonları gibi çözücüler içerir. Bununla birlikte içeriğinde çeşitli toksinler ve ilaçlar da mevcut olabilmektedir.

Proteinler veya kırmızı kan hücreleri, glomerüler filtrasyon membranından geçemeyecek kadar büyük oldukları için filtratta mevcut değildir. Filtratta bu büyük moleküllerin bulunması, kısacası filtreleme işleminde bir problem olduğunun göstergesidir.

1. Proksimal Kıvrımlı Tübül

Tübüler Reabsorpsiyon

Potasyum iyonu, sodyum klorür, kalsiyum iyonu, amino asitler, glikoz, bikarbonat iyonu ve su tekrar kan dolaşımına emilmektedir. Aynı zamanda filtrelenen amino asit ve glikoz da kan dolaşımına geri emilmektedir.

Salgı

Hidrojen iyonları, ürik asit ve ilaçlar kandan proksimal kıvrımlı tübüle salgılanmaktadır. Ürik asit ve ilaçlar süzülmeyip, bunun yanında proksimal kıvrımlı tübüldeki sistem aracılığıyla dışarı çıkarırlar.

2. Henle Kulpu

Geri Emilim

Henle kulpunda su, ozmozla geri emilmektedir. Ayrıca sodyum klorür ve kalsiyum iyonu, filtrat, üre, ürik asit ve kreatinin gibi yüksek konsantrasyonda metabolik atık statüsündeki ürünler de burada geri emilmektedir.

3. Distal Kıvrımlı Tübül

Geri emilim

Sodyum klorür, kalsiyum, bikarbonat iyonları, hidrojen iyonları ve su, distal kıvrımlı tübülden kan dolaşımına geri emilmektedir.

Salgı

Hidrojen ve potasyum iyonları kandan distal kıvrımlı tübüle salgılanmaktadır.

Nefron, sodyum klorürü süzülmesi yoluyla suyu kontrol eder ve su, ozmotik durumuna bağlı olarak sodyumu takip eder. Sonrasında daha az sodyum klorür konsantrasyonunun olduğu yerden, daha yüksek bir sodyum klorür konsantrasyonunun olduğu yere taşınır.

4. Toplama Kanalı

Geri emilim

Sodyum klorür, kalsiyum ve su, toplama kanalından tekrar kan dolaşımına emilmektedir.

Önerilen Yazı
Sarkazm Nedir? Sarkastik Nedir?

Sarkazm Nedir?

Boşaltım

İdrarın bileşenleri su, sodyum klorür, kalsiyum, potasyum, bikarbonat, kreatinin ve üredir. Kreatinin, filtrasyondan sonra nefrondan geri emilmez veya nefrona salgılanmaz. Bu nedenle kreatinin, glomerüler filtrasyon için bir belirteç olarak kullanılmaktadır. Eğer kanda yüksek oranda kreatinin olursa, bu aynı zamanda nefrondaki glomerüler filtrasyonda bir problem olduğu anlamına gelir.

Su Geri Emiliminin Düzenlenmesi

Suyun vücuttan atılma oranını düzenleyen iki ana hormon vardır.

  • İlk hormon, toplama kanalına etki eden ve vücudun daha fazla su tutmasına neden olan aldosteron’dur. Vücut fazla su tuttuğunda kan basıncı artar. Bu sistem, düşük kan basıncı veya düşük sodyum iyonu konsantrasyonu olduğunda tetiklenmektedir.
  • İkinci hormon ise antidiüretik hormondur (ADH), toplama kanallarının su geçirgenliğini artırarak toplama kanalındaki su emilimini arttırır. Su daha sonra ozmoz yoluyla kana geri döner. Özellikle vücudun daha fazla su tutması gerektiğinde daha fazla ADH salgılanır. Aynı zamanda bu da idrar renginin koyulaşmasına sebep olur.

Not:  İçeriklerimizden hiç birisi tıbbi tavsiye yerine geçmez. Detaylı bilgi için: Sorumluluk Reddi

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yazar Hakkında

Yorum Yap