Biyografik Bilgiler

Evliya Çelebi Kimdir ?

Evliya Çelebi (1611 - 1685)

"<yoastmark

Evliya Çelebi, 17. yüzyılın nesir yazarlarından ve gezginlerindendir. Yaklaşık 50 yıl boyunca Avrupa, Batı Asya ve Mısırı gezmiş, gördüğü yerler hakkında notlar alıp bunları Seyahatnâme adında 10 ciltlik bir eserinde toplamıştır.

Ailesi aslen Kütahya’lıdır. Fetihten sonra İstanbul’a yerleşmişlerdir. Babası Derviş Mehmed Zıllî, padişahların kuyumcubaşılığını yapmış ve seferlere katılmıştır. Evliya Çelebi 1611 yılında İstanbul’da doğmuştur. Asıl adı Hafız Mehmed Zıllî’dir. Silahtar olan dayısı Melek Ahmed Paşa himayesinde bulunmuştur.

Evliya Çelebi ‘nin iyi bir eğitim hayatı olmuştur. Nazımla ve musikiyle ilgilenmiştir. Önceleri mahalle mektebine gitmiş, daha sonra medreseye girmiştir. Medresedeki 7 yıllık eğitiminin ardından Enderun’a devam ederek burada nahiv, sarf, hüsnü hat ve musiki eğitimi almıştır. Okulun yanı sıra özel hocalardan da Arapça, güzel yazı, musiki ve yabancı dil eğitimleri almıştır. Hafız olmuştur. Eğitimini bitirdikten sonra Ayasofya Camii’nde mukabele okuduğu sırada IV.Murad’ın iradesiyle ve dayısının yardımıyla saraya alınmıştır.

Evliya Çelebi ‘nin Seyahat Tutkusu

Sarayda kendisini sevdirmiş, zekası ve mizacıyla herkesin beğenisini almıştır. Vezirler arası çıkan husumetleri güzel ahlakıyla, konuşarak tatlıya bağlamaya çalışmıştır. Onlarla beraber seyahatlere çıkarak imamlık ve müezzinlikte bulunmuş, bazı getir götür işlerinde görev almıştır. Hayırsever ve mizaçgir oluşu onu birçok tehlikeden kurtarmıştır. Ancak çocukken, aile sohbetlerinde babasının seferlerde gördüklerini hikaye etmesiyle dünyayı gezme merakı ağır bastığından saraydan ayrılmıştır.

Muharrem ayının aşure gecesi Kuran okuyup dualar ederek uyuyan Evliya Çelebi rüyasında kendisini İstanbul’daki Ahi Çelebi Camii’nde görür. Vakit sabah namazıdır. İçeriye birçok nur yüzlü insanlar girer. Bunların kim olduğunu merak edince yanında oturan yiğide, kendisinin kim olduğunu sorar. Oda cennetle müjdelenen on kişiden biri, okçuların piri Vakkasoğlu olduğunu söyler ve içeri giren bütün cemaati kendisine tanıtır. Kerbela şehitleri, evliyalar, peygamberler, peygamber dostları, dört halife ve onlarla beraber bütün ashab… En son içeri sabah namazını kıldırmak için Hz Muhammed girer. Aydınlık olan caminin içi daha da nurlanır. Vakkasoğlu Evliya Çelebi’ye müezzinlik etmesini ve daha sonra namaz bitince de şefaat dilemesini söyler. Heyecanlanan Evliya Çelebi Vakkasoğlu’nun söylediği şekilde müezzinliği yerine getirir. Hazreti Peygamberin huzuruna gelir, elini öper ve “Şefaat Ya Rasûllah” diyecek iken “Seyahat Ya Rasûlallah” der.

Bu anı Evliya Çelebi şu şekilde anlatır;

“Dokunsalar ağlayacak gibiydim. Her tarafım titriyordu. Aklım başımdan uçmuş gibiydi. Halime bakıp, haddimi bilmeden mübarek ellerine dudaklarımı kondurdum. Dileğimi söyledim ama heyecandan “Şefaat Ya Rasûlallah” diyeceğime “Seyahat Ya Rasûlallah” demişim.”

Bunun üzerine Hz Peygamber tebessüm ederek;

“Seyahat ve ziyareti bu kuluna kolay eyle Allahım” diyerek dua buyururlar. Başka bir rivayete göre de “Seyahat, sıhhat ve şefaat seninle olsun” diye buyurduğu da söylenir.

Evliya Çelebi daha sonra birkaç kişiden bu rüyanın yorumu ister. Onlarda gezgin olacağını, peygamberin şefaatine nail olduğunu ve iyi işler yapacağını söylerler. Böylece Evliya Çelebi’nin 50 yıl boyunca sürecek, zaman zaman tehlikelerle karşılaşacağı ama asla yorulmak bilmeyeceği seyahatleri başlar.

Seyahatnâme

Gezilerine İstanbul ve çevresinden başlayan Evliya Çelebi, o zaman ki Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisindeki bütün yerleri hemen hemen gezmiştir. Seyahatnâme adlı eserinde gezmiş olduğu yerler hakkında çok önemli bilgiler vermiştir. Gittiği bütün yerlerin kültürel durumlarını, coğrafi özelliklerini, inançlarını, mimarisini, mutfağını halkın anlayacağı şekilde ve çokça deyimler kullanarak yazmıştır. Bu yüzden Türk kültürü ve gezi edebiyatı açısından çok önemli bir yere sahiptir.

Evliya Çelebi hiç evlenmemiştir. Hayatı boyunca elde ettiği bütün gelirleri kız kardeşleri için kullanmıştır. 1682 yılında vefat eden Evliya Çelebi’nin mezarı bilinmemektedir.

 

 

Yazar hakkında

Gökçenur Akyıldız

Yorum yap

17 + seventeen =