Tarihi Bilgiler

Tanzimat Fermanı ve Sonuçları

Tanzimat Fermanı ve Sonuçları

Tanzimat Fermanı ve Sonuçları

1 Temmuz 1839 Sultan II. Mahmut’un ölümünden sonra, yerine Sultan I. Abdülmecit padişah oldu. 18 yaşındaki genç padişah, babasından Mısır Meselesi ve ıslahatlara ek olarak hazırlanan Tanzimat Fermanı meselesini devraldı.

Sultan Abdülmecit’in padişahlığının ilk zamanlarında, Türk ordusu, Nizip’te Mısır kuvvetlerine yenik düştü. Daha sonra Kâptan-ı Derya Ahmet Paşa, Türk donanmasını Mısır’a götürüp Mehmet Ali Paşa’ya teslim etti. Bu sebeple devlet ordu ve donanmasız kaldı.

Mustafa Reşit Paşa (1800-1858)

Mustafa Reşit Paşa’yı, Sultan II. Mahmut Devri ıslahatçılarından Akif ve Pertev Paşa yetiştirdi. Ayrıca Mustafa Reşit Paşa Paris ve Londra elçiliklerinde bulundu. Dünyadaki gelişmeleri görerek, ne yapılması gerektiğini anladı. Sultan II. Mahmut’un son yıllarında Dış İşleri Bakanı oldu. Aynı zamanda Mısır Meselesi’nde İngiltere’nin desteğini sağladı. Buna karşılık, İngiltere ile 1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması’nı yaptı. Ancak bu antlaşma, Osmanlı Devleti’nin iktisadî yapısında büyük zararlar meydana getirdi. Mustafa Reşit Paşa, Tanzimat’ın babası ve daha sonra devam eden “Tanzimatçılar” adı verilen yönetici zümrenin kurucusu sayılmaktadır.

Tanzimat Fermanı

Mustafa Reşit Paşa, Sultan II. Mahmut’un ıslahatlarından, kendi tecrübe ve gözlemlerinden faydalanarak “Tanzimat Fermanı” adı verilen, Osmanlı Devleti’nin genel ıslahat programını hazırladı. Daha sonra bu fermanı Sultan Abdülmecit’e kabul ettirdi. Fermanı, Topkapı Sarayı Gülhane bahçesinde 3 Kasım 1839′da okudu.

Tanzimat Fermanı ve Sonuçları

Tanzimat Fermanı ve Sonuçları

Ferman okunmadan önce, devlet kurumları ve sosyal sınıfların temsilcileri ile yabancı devlet temsilcileri çağrıldı ve bunlar Gülbane Bahçesi’nde (Parkında) toplandı. Padişah, ulema, yüksek dereceli memurlar, esnaf (lonca) temsilcileri de, Tanzimat Fermanı okunurken toplantıda hazır bulundular. Tanzimat Fermanı, gerekçe (mazbata) ve yapılacak ıslahatın temellerini açıklayan iki bölümden meydana gelmekteydi.

Birinci bölümde; Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan beri şer’iat hükümlerine saygı gösterildiği, bu yüzden devletin kuvveti ve halkın refah içinde bulunduğu; yüz elli yıldır çeşitli sebeplerle şeriata ve kanunlara saygı gösterilmediği; bu yüzden devletin eski kuvvet ve refahının yerine zayıflığın ve fakirliğin geçmiş olduğu belirtilmekteydi. Daha sonra da “Allah’ın inayeti ve peygamberin yardımı ile devletin iyi yönetilmesinin sağlanması için bazı yeni kanunların çıkarılması gerektiği”ne işaret edilmekteydi.

İkinci Bölümde ise; Müslüman ve Hristiyan bütün vatandaşların can, mal, ırz ve namus güvenliğinin sağlanması; verginin adaletli bir şekilde ayarlanarak toplanması; askerlik işlerinin belirli bir düzene konulması gerekliği açıklanmaktaydı. Sultan I. Abdülmecit, Tanzimat Fermanı’na dayanarak yapılacak bütün kanunlara uyacağına ve gerekli ıslahatları yapacağına dair yemin etti. Ferman, Topkapı Sarayı’ndaki İslâmiyete ait kutsal emanetlerin saklandığı Hırka-i Şerif Dairesi’ne kondu.

Tanzimat Fermanı ve Sonuçları

Tanzimat Fermanı ve Sonuçları

Islahatlar ve Sonuçları

Tanzimat Devri’nin ileri gelen devlet yöneticileri Mustafa Reşit Paşa ve Mustafa Reşit Paşa’nın yetiştirdiği öğrencileri Ali Paşa(1815-1817), Fuat Paşa (1815-1869) ve Ahmet Cevdet Pasa’ydı (1822-1895). Ahmet Cevdet Paşa, eğitim ve adalet alanlarında çalıştı. “Mecelle” adı verilen eseri ile, yeni sosyal kanunların çıkarılmasında büyük katkısı oldu. Tanzimatçılar içinde atılgan kişiliğe sahip ve acı sonu olan Mithat Paşa (1822-1884)’ydı. Mithat Paşa, taşra vilâyetlerindeki başarılı çalışmaları ile ün yaptı. Ayrıca 1876 I. Meşrutiyet ve Kanun-i Esasi‘nin hazırlanmasında çalıştı. Tazminat Fermanı’nın halk tarafından anlaşılması ve benimsenmesi amacı ile Anadolu ve Rumeli’ye memurlar gönderilerek, fermanın kendilerine getirdiği haklar anlatıldı.

Tanzimat Fermanı’ndan sonra, azınlıkların eşitliği, toplumun can ve mal güvenliği yeni bir anlayışla alınarak, sermayeye hareket alanı açıldı. Aynı zamanda topraklar üzerindeki devlet mülkiyeti kaldırıldı ve özel mülkiyet esası getirildi. Gayri müslim tüccar ve yabancı tüccarlar, kapitülasyonlar ve ikili ticaret antlaşmalarından faydalanarak, büyük kazançlara sahip oldular. Osmanlı Devleti pazarları, Avrupa’nın ticarî ve sanayi ürünleriyle doldu. Ancak yerli küçük sanayi gelişme imkânını kaybetti.

Ayrıca hukuk alanında da ıslahat yapıldı. Yeni ticaret ve ceza kanunları çıkarıldı. Aynı zamanda ticaret ve ceza mahkemeleri kuruldu. Yalnız bu haklardan, Türk ve Müslümanlar’dan daha çok Avrupalılar ve gayri müslimler faydalandılar. Kılık, kıyafet ve sosyal alanlarda birtakım yenilikler yapıldı. Bu yeniliklere sonradan Batılılaşma adı verildi.
Tanzimat Fermanı ile Osmanlı padişahı, halkına (tebaasına) yeni haklar tanıdı. Bu fermanı Avrupa devletleri Anayasa fikrinin başlangıcı olarak kabul ettiler. Tanzimat Fermanı’ndaki birçok konu Avrupa’dan ömek alındı. Dolayısıyla Avrupa devletleri, Osmanlı Devleti’ni desteklemeye başladılar. Tanzimat’tan sonra ortaya çıkan Mısır Meselesi ve Rusya ile olan Hünkâr İskelesi Antlaşması ve Boğazlar Meselesi, Avrupa devletlerinin yardım ve desteği ile çözümlendi.

Osmanlı Devleti’nin merkez teşkilâtı, Sultan II. Mahmut devrinde başlanıldığı şekilde değiştirilmeye ve yeniden düzenleme yapılmaya devam edildi. Ordu ve diğer askerî kurumlar, eğitim-öğretim kurumları, batıdaki örnekler esas alınarak yapılan çalışmalarla geliştirildi.

Tanzimat  Fermanı’nın Önemi

Tanzimat Fermanı ile başlayan Tanzimat Devri’nde (1839-1856), devlet ve toplumun karşılıklı hakları yeni ve batılı bir anlayışla ele alındı. Devletin kuvvetlendirilmesi için batıdan teknik buluş ve gelişmelerle birlikte sosyal, kültürel, hukuk ve düşünce alanlarında bazı kurumların örneklerinin alınması gerektiği kabul edildi.

Bu devirdeki devlet yöneticileri, Osmanlı Devleti’nin dış siyasette kendi kendine yeterli olmadığını; devletin varlığını devam ettirmek için Avrupalı devletlerin; özellikle İngiltere ve Fransa’nın devamlı dostluğunu kazanmak için çalıştılar. Daha önce yapılan ıslahatlar sırasında yabancı devletler, Osmanlı Devleti’ne karışmadıkları halde; Tanzimat Devrinde her devlet, yeni düzenlemelerin kendi menfaatleri doğrultusunda olması için çeşitli zamanlarda müdahaleler yaptılar.

Yunan Medeniyeti ve Kültürü 

Yazar hakkında

Gökçenur Akyıldız

Yorum yap