Sağlık Bilgileri

Düşünen Şey Beynimiz Midir Yoksa Ruhumuz Mu?

Düşünen Şey Beynimiz Midir Yoksa Ruhumuz Mu ?

Düşünen Şey Beynimiz Midir Yoksa Ruhumuz Mu: Hepimiz her zaman düşünürüz. Bazen saçma şeyler, bazen de derin şeyler düşünürüz. Bazen komik bazen üzücü şeyler düşünürüz. Sürekli kafamızda düşünceler fırıldak gibi döner. Eğer düşünmeyi bırakmak için uğraşırsanız, aslında daha çok düşünmeye başlarsınız.

Düşünen Şey Beynimiz Midir Yoksa Ruhumuz Mu ?

Düşünen Şey Beynimiz Midir Yoksa Ruhumuz Mu ?

İnsanlar bazen düşüncesininlerinin farkına varırlar, bazen fark etmeksizin düşünürler. Kısacası düşünme ve bilinç arasında bir bağlantı var, fakat aynı şey olduklarını söyleyemeyiz.

Çok önceden insanlar düşünmenin maddi değil, ruhun işi olduğunu düşünürlerdi. Descartes bile “düşünüyorum o halde varım” derken, fiziksel düşünceden bahsetmiyordu. Çünkü ona göre zihnimiz aslında ruhumuzdu. Yani zihnin bedende bir yeri yoktu ve bedeni bir misafir gibi izliyordu. Hatta o dönemde insanı insan yapan asıl şeyin düşünme olduğuna inanılırdı.

Peki Hangisi Düşünmektedir; Beynimiz mi Ruhumuz mu ?

Fakat artık bilim insanları düşünmenin bir maddi faaliyet olduğunu ve tamamen beyinde oluştuğunu söyler. Yani zihin ve beyin ayrı şeyler değil, tam aksine tamamen aynı şeylerdir. Çünkü mesela içkiyi kaçırdığınızda insanların düşünceleri karma karışık hale gelir. Durum bu şekilde gerçekleşmeseydi, lakin fiziksel olarak tükettiğiniz alkol beyninize hakim olamazdı. Bu sadece örneklerden birisidir. Örneği bir yaralanma veya çarpma sonucu beyniniz hasar gördüğünde, düşünme yetinizi de kaybedebiliyorsunuz. Eğer tamamen ruha bağlı bir düşünme prensibiyle çalışan bir beynimiz olsaydı, beynimiz bu çarpmadan olumsuz yönde etkilenmezdi. Diğer bir yandan, evrim teorisine göre insanlar diğer canlılardan türemiştir. Dolayısıyla ruh olarak bilinen zihnin birdenbire sadece insanda ortaya çıkması akla yatkın gelmemektedir.

Kısacası düşünmek aslında beynin fiziksel bir faaliyetidir. Dolayısıyla ufacık bir beyne sahip bir canlı bile teorik olarak düşünebilmektedir. Çünkü bir insanla bir solucan arasındaki farklılık aslında bir derece sorunundan ibarettir ve her ikisi de benzer temel yapıyla aynı organik malzemeden yapılmış biyolojik mekanizmalardır. Fakat yine de bu derece farkı gerçekten önemli.

Her ne kadar insanların kafasında pek çok düşünce fırıl fırıl dönüp dursa bile, eğer bilincimiz olmasaydı bu düşünceler yalnızca parazitten ibaretti. Fakat bilincimiz sayesinde bu düşünceleri seçiyor, işliyor ve anlam veriyoruz. Yani söz konusu düşünmek ise, can alıcı unsur bilinçtir. Her ne kadar bilinci hâlâ anlayamasak bile, bir kahve makinesini bilinçli saymak mantıksızdır. Dolayısıyla kahve makinesinin düşünemediğini söyleyebiliriz.

 

Güzel At Resimleri..

Yazar hakkında

Serhat Bozkurt

Yorum yap