1. Ana Sayfa
  2. Sağlık Bilgileri

Dejavu Nedir ? Deja vu Yaşamak Neden Olur ?

Dejavu Nedir ? Deja vu Yaşamak Neden Olur ?
Dejavu Nedir ?
0

Dejavu Nedir: Bugün, çoğumuzun zihnini meşgul eden “Deja Vu nedir” sorusuna bilimin gözünden ufak bir bakış atacağız ama önce Deja Vu’nun tam olarak ne olduğunu anlamamız gerekiyor. İlk kere gördüğünüz yerdeyken ani bir yakınlık hissi duydunuz mu? Ya da daha önce biriyle aynı konuşmayı yaptığınızı mı hissediyorsunuz? Tebrikler, insanların %80’inden bir farkınız yok!

Peki Deja vu ne demek? Biz (ve bilim dünyasının arda kalanları) bu hissi “Déjà Vu”, “zaten görülmüş” anlamına gelen Fransızca bir ifade olarak isimlendiriyoruz. Öyleyse deja vu (veya dejavu) nedir, sürekli ve çok fazla deja vu olmak neden gerçekleşir? Ne demektir ve bilim sebebini açıklayabilir mi?

“Bir şeyin gerçekleşeceğini hissetmek tam benlik olay” veya “Ben bu anı bundan önce yaşamıştım!” Evet, duygularınıza en uygun cümleler bunlar olabilir lakin bu cümleleri kuran tek insan siz değilsiniz. Bu aşinalık hissinin insanların %60-80’inde ara sıra meydana geldiği bildirilmektedir. Neredeyse her zaman geçici olan ve rastgele gerçekleşen bir deneyimdir. Öyleyse gelin, Dejavu’nun bilimsel açıklaması neymiş bakalım.

Peki Deja vu Nedir?

Deja vu, popüler kültürde yer bulmasına rağmen bu deneyimler bilimsel terimlerle fazla anlaşılmamıştır. Dejavu yaşamak kısaca, uyarı olmadan gerçekleşir. Bunun yanında bazı uyarılar dışında hiçbir fiziksel belirtiye sahip değildir: “Daha önce yaşamıştım!“

Pek çok araştırmacı, bu fenomenin hafıza temelli bir deneyim olduğunu öne sürmektedir. Bir başka deyişle bundan beynin hafıza merkezlerinin sorumlu olduğunu varsayıyor. Tabi şunu da eklememiz şart, Deja vu psikolojik bir olgu değildir.

Sık Sık Deja vu Yaşamak Neden Olur

Sık Sık Deja vu Yaşamak Neden Olur ?
Dejavu Nedir: Sık Sık Deja vu Yaşamak Neden Olur ?

Temporal lob, olaylar, olgular ve uzun vadeli anıların tutulmasında hayati önem taşır. Temporal lobların belirli bölgeleri, belirli olayların ayrıntılı olarak hatırlanmasının aksine, aşinalığın veya tanımanın saptanmasında önemlidir.

Aşinalık tespitinin rinal korteks işlevine bağlı olduğu, ayrıntılı hatırlamanın ise hipokampa bağlı olduğu öne sürülmüştür. Sağlıklı bireylerde deja vu deneyimlerinin rastgeleliği, deneysel bir şekilde çalışmayı zorlaştırır. Bu konuda yapılan herhangi bir araştırma, ne yazık ki sadece ilgili kişilerin kendi raporlarında anlattıklarına dayanır.

Matrix’deki Hatalar

Epilepsi hastalarının bir alt kümesi, nöbet başlangıcında, yani temporal lobda nöbetler başladığında sürekli olarak deja vu yaşar. Bu, araştırmacılara daha deneysel olarak kontrollü deja vu çalışma yolu sağladı.

Epileptik nöbetler, beynin odak bölgelerindeki nöronlardaki elektriksel aktivitede meydana gelen değişikliklerle ortaya çıkar. Bu işlevsiz nöronal aktivite, bir depremden kaynaklanan şok dalgaları gibi tüm beyne yayılabilmektedir. Bu elektriksel aktivasyonun meydana gelebileceği beyin bölgeleri arasında temporal loblar bulunmaktadır.

Bu sinir sisteminin elektriksel bozulması, epileptik olaydan önce bir deja vu aura (bir çeşit uyarı) oluşturur.

Bilim adamları, bu hastaların beyinlerindeki nöronal deşarjları ölçerek, deja vu sinyallerinin başladığı beynin bölgelerini belirleyebildiler.

Deja vu’nun epilepsi hastalarında hipokampus yerine rinal kortekslerin elektriksel uyarımı yoluyla daha kolay indüklendiği bulunmuştur. Tabi yapılan bu gözlemler daha sonradan, deja vu’nun beyindeki işlevsiz bir elektriksel boşalmadan kaynaklandığına dair spekülasyonlara yol açtı.

Bu nöronal deşarjlar epilepsisi olmayan kişilerde patolojik olmayan bir şekilde de ortaya çıkabiliyor. Bunun bir örneği, siz uykuya dalarken ortaya çıkabilen hiponojik bir sarsıntıdır (istemsiz seğirme).

Deja vu’nun benzer bir nörolojik boşalma ile tetiklenebileceği düşünülmüştür. Aynı zamanda bunun garip bir aşinalık duygusuyla sonuçlanabileceği öne sürülmüştür.

Bazı araştırmacılar, temporal lob epilepsi hastalarının yaşadığı deja vu tipinin tipik deja vu’dan farklı olduğunu iddia ediyor.

Bir epileptik nöbetten önce dejavu yaşamak, epileptik nöbetleri olmayanlarda geçici bir his yerine kalıcı olabilmektedir. Epilepsisi olmayan insanlarda, çevrenin gerçekten yeni olduğu bilgisiyle bir araya gelen canlı tanıma, deja vu deneyiminin temelini oluşturur.

Uyumsuzluklar ve Kısa Devreler

Sağlıklı katılımcılarda Deja vu, bellek sisteminin doğasını açığa çıkarabilen bir bellek hatası şeklinde rapor edilebilmektedir. Bazı araştırmacılar, deja vu’nun, yeni bir duyusal deneyimden ayrıntılı bir belleğin uygunsuz bir şekilde üretilmesine yol açan bellek sistemlerindeki bir tutarsızlıktan kaynaklandığını düşünülmektedir.

Yani, bilgi kısa süreli hafızayı atlar ve bunun yerine uzun süreli hafızaya ulaşır.

Bu, deja vu’nun duyusal girdi ile bellek geri çağıran çıktı arasındaki uyumsuzluktan kaynaklandığını gösterir. Bu, yeni bir deneyimin neden tanıdık gelebileceğini anlatmaktadır. Ancak tamamen hatırlanan bir anı kadar somut olmadığını açıklar.

thumbnail
Önerilen Yazı
Amigdala Nedir ? Amigdalanın Görevleri Nelerdir ?

Diğer Teoriler

Diğer teoriler, aşinalığın saptanmasında yer alan rinal sinir sisteminin aktivasyonunun, hipokampustaki hatırlama sisteminin aktivasyonu olmadan gerçekleştiğini öne sürüyor. Bu, belirli detaylar olmadan tanınma hissine yol açar.

Bu teoriye bağlı olarak, deja vu’nun beynin hafıza sistemlerinin tanıdık bir deneyime tepkisi olduğu öne sürüldü. Bu deneyimin yeni olduğu bilinmektedir. Ancak biraz farklı bir ortamda da olsa birçok tanınabilir unsuru var. Bir örnek? Yabancı bir ülkede, evde düzenli olarak gittiğinizle aynı düzene sahip bir bar veya restoranda olmak.

Déjà vu’nun nedeni ile alâkalı çok fazla teori var. Bunlar paranormalden (geçmiş yaşamlar, uzaylı kaçırma ve önceden bilme rüyalarından) ilk elden olmayan deneyimlerden (filmlerdeki sahneler gibi) oluşan anılara kadar uzanır.

Şimdiye kadar deja vu’nun neden oluştuğuna dair basit bir açıklama yoktur. Ancak nörogörüntüleme tekniklerindeki ilerlemeler, hafızayı ve zihnimizin bize oynadığı hileleri anlamamıza yardımcı olabilmektedir.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yazar Hakkında

Yorum Yap