Tarihi Bilgiler

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Savaş Öncesi Siyasi Durum ve Savaşın Sebepleri

İtalya ve Almanya

1870 yılında Avrupa’da Alman ve İtalyan birlikleri kuruldu. Ancak İtalya’da, Roma İmparatorluğu dağıldıktan sonra siyasi bir birlik kurulamadı. Yarımada da daima küçük birkaç devlet bulundu. Ayrıca Fransız İhtilalinden sonra “milli devlet” düşüncesi ortaya çıktı. Birliğini tamamlayan devletlerin dünya hakimiyeti için çalışmaları, İtalyanların uyanmasına sebep oldu. Avrupa devletlerinden İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda, Portekiz ve Danimarka, dünyanın çeşitli bölgelerini ele geçirerek sömürgeler kurdular. Daha sonra İtalya da bu gelişmeye katılmak istedi. Ama önce, birliğini kurmalıydı.

Almanya da, İtalya gibi reform hareketlerinden sonra esaslı bir şekilde birliğini kuramadı. Almanya İmparatoru sayılan Avusturya İmparatorluk hanedanı Habsburglar eski gücünü kaybetti. Ayrıca Almanlar içinde Prusya, reform hareketlerinden sonra yavaş yavaş güçlendi. XIX. yüzyıl sonlarında, bütün Almanları bir araya getirebilecek bir güce erişti. Bunların sonucunda Prusya Kralı Wilhelm, Başbakan Bismark ve Başkomutan Von Moltke, Alman birliğini kurdular (1871).

Güçlenerek birliklerini kuran Alman ve İtalyan devletleri, dünyanın paylaşılmasından pay istediler.

İngiltere ve Diğer Ülkeler

XIX. yüzyıl boyunca İngiltere genişlemesine devam etti. Dünyanın en güçlü ve en geniş sömürgelere sahip devleti oldu. İngiltere’yi sırası ile Fransa, Rusya ve İspanya takip ediyordu. Rusya da aynı şekilde, XIX. yüzyıl boyunca Asya Kıtası’na doğru yayılmaya devam etti. Uzakdoğuda, güçlenen Japonya ise 1905′teki savaşlar ile Rusya’yı ancak durdurdu. Japonya, XX. yüzyıl başlarında ıslahat hareketlerini yaparak tamamladı. Uzak doğuda en güçlü devlet olma yolunda ilerlemeye devam etti.

XIX. yüzyıl boyunca Amerika Birleşik Devletleri, “Avrupa İşlerine karışmamak ve kendi işlerine Avrupa’yı karıştırmamak” prensibini takip etti. Bu arada Büyük Okyanus’taki birçok yerleri, İspanyollardan bazen satın alarak, bazen de zorla alarak denizcilik ve sömürgecilikte mesafe katetti. Daha sonra Kuzey Amerika’nın orta bölümünü tamamen hakimiyetine alarak, 13 devletten 50 devletli bir federasyona doğru yükseldi. “Zenginlik ve güçlü olmak” esasına dayanan politikası sonuç verdi. Buna karşılık “Kızılderililerin yok edilmesi, Afrika’dan getirilen zenci kölelere karşı zulüm” devam etmekteydi. Hatta XIX. yüzyıl içinde “köle” meselesinden büyük bir iç savaş bile çıktı.

Dünyanın en kalabalık ülkeleri olan Çin ve Hindistan tarihi uykularına devam etmekteydiler. İngilizlerin yönetimi altında bulunan Hindistan, İngiltere’ye büyük kazanç sağlamaktaydı.

Osmanlı Devleti ve İslam  Dünyası

Türk ve İslam ülkelerinin durumları, Türk ve İslam aleminin merkezi olan Osmanlı Devleti’nin durumu ile bir paralellik göstermekteydi. Osmanlı Devleti’nin her zayıflığı ve her kaybı, anında Türk ve İslam ülkelerine yansımaktaydı. Osmanlı Devleti’nin zayıflaması ile Ruslar, Karadeniz, Kafkasya ve Balkanlara indiler. Daha sonra hızlı bir şekilde Türkistan’a yöneldiler. Eski güçlü zamanları çoktan geride bırakmış olan Türkistan Devletleri, güçlü Rusya karşısında dayanamayıp, birer birer Rus hakimi yerine girdiler. İslam ülkeleri, Osmanlı Devleti’nin zayıflaması ile beraber, birer birer İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya gibi Avrupa devletlerinin sömürgesi oldular. Osmanlı Devleti’nin dağılmasından sonra ortaya çıkacak mirasını, İngiltere, Fransa, Avusturya ve Rusya kimseye kaptırmamak için beklemekteydiler.

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Birinci  Dünya  Savaşı’nın  Çıkışı  ve  Sebepleri

Nüfus bakımından dünyanın birçok ülkesinden çok zayıf olmalarına rağmen Avrupa devletleri, XVIII. yüzyıldan itibaren başlattıkları “Sanayileşme” hareketleri sonucunda, büyük bir güce eriştiler. O yıllara kadar görülmeyen silahlara ve gemilere, zenginliklere ve güç kaynaklarına sahip oldular. Bu konuda en ileri giden İngiltereydi. Tam da bu sıralarda, İtalya ve Almanya da birliklerini tamamlayarak güçlenmeye ve “dünyanın paylaşılmasından hisselerine düşeni istemeye” başladılar. Denizlerde, sömürge elde etme işinde Afrika’da ve Osmanlı topraklarının paylaşılmasında İngiltere, Fransa ve Rusya ile menfaat çekişmesine girdiler.

Çok geçmeden, Avusturya ve İtalya “Mütttefikler” adı ile Almanya’nın etrafında; Fransa ve Rusya “İtilaf” adı altında İngiltere’nin etrafında menfaat grupları oluştu. Müttefik ve İtilaf grupları, dünyanın her meselesinde karşı karşıya gelmeye başladılar. Birbirlerine karşı da hızla bir silahlanma yarışına girdiler.

Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı’nın habercisi oldu. Osmanlı Devleti’nin Balkanlardan cıkanlması, Güneydoğu Avrupa dengesinde Sırbistan ve Bulgaristan’ı ortaya çıkardı. Rusya, İngiltere ile olan ilişkilerine dayanarak Balkanlarda Panislavizm propagandasına devam etmekteydi. Ancak bu durum, Slav vatandaştan olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğunu çok rahatsız etti.

Avusturya veliahtı Ferdinand ile karısını, Saray Bosna’da bir Sırp milliyetçisi öldürdü(28 Haziran 1914). Bu olay, Birinci Dünya Savaşı’mn başlaması için bir kıvılcım oldu. Avusturya, Sırbistan’a; Sırbistan’ı korumak isteyen Rusya, Avusturya’ya; Avusturya’yı korumak için Almanya, Rusya ve müttefiki olan Fransa’ya savaş açtılar. Bir müddet sonra, İngiltere de Fransa’nın yanında Almanya’ya savaş ilan etti. Böylece, dünyanın en kanlı ve en büyük savaşı Avrupa’da başladı.

Avusturya Veliahtı Franz Ferdinand

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları – Avusturya Veliahtı Franz Ferdinand

Osmanlı Devleti’nin  Savaşa Girmesi ve Cepheler

Birinci Dünya Savaşı başlayınca, Osmanlı Devleti tarafsız olduğunu ilan etti. Devletin ileri gelen yöneticilerinden bir kısmı, Trablusgarp ve Balkan Savaşlarının yaraları sarılmadan yeni bir savaşa girmenin büyük felaket getireceği düşüncesindeydiler. Bu sırada Avrupa’dan getirtilen askerî uzmanlar, ordu ve donanmamızın ıslahı için çalışmaktaydılar.

Kara ordusunda Alman, jandarmada Fransız ve donanmada ingiliz subayları bulunmaktaydı. İngiliz ve Fransız subayları, Osmanlı Devlet adamlarına “Siz, şu veya bu gruba girmeyiniz, tarafsız kalınız. Şayet tarafsız kalırsanız, çıkacak harbin sonunda, biz, Osmanlı Devleti’nin istiklal ve mülkiyet bütünlüğünü kabul ettikten başka, tarafsız Osmanlı Devleti’nden bize yapılacak her türlü teklifi dostane kabul ederek destek olacağız.” diyorlardı. Diğer taraftan Alman subayları ise, Türk ordusu iyi donatılır ve Osmanlı Devleti kendi taraflarında savaşa katılırsa, Almanya’nın yükünün hafifleyeceğini düşünerek, bu yolda devlet adamlarına tavsiyelerde bulunuyorlardı.

İkinci Meşrutiyet’in ilanından (1908) sonra, subayların yönetimindeki “ittihat ve Terakki Cemiyeti”, devlet idaresinde etkili oldu. Bir hükümet darbesi ile iktidarı tamamen ele geçirdi (1913). Daha sonra 33 yaşındaki Enver Bey(Paşa), kademe atlatılarak “Paşa” oldu ve ordunun başına getirildi. Aynı zamanda Enver Paşa (1881-1922), saraydan evlenerek “damat” oldu. İttihat ve Terakki Cemiyetinin (Partisi) Enver Paşadan sonra diğer önemli iki şahsiyeti Talat Paşa (1874-1921) ve Cemal Paşa’ydı (1872-1922). Ancak bunlardan Enver ve Cemal Paşalar asker kökenli, Talat Paşa ise sivildi. Hükümeti ele geçiren İttihat ve Terakki, Sultan II. Abdülhamit Han devrinin tecrübeli ve yaşlı devlet yöneticilerini emekliye sevk ederek askerî ve sivil kurumlardan uzaklaştırdılar.

Enver Paşa

Enver Paşa, savaşı Almanya’nın kazanacağına inanmakta ve bunun için Almanya tarafında savaşa girilmesinde ısrar etmekteydi. 1914 yılı başlarında Cemal Paşa, İngiliz ve Fransızlar tarafında savaşmak için Fransa’ya gitti. Burada Fransa ve İngiltere’ye ittifak teklifi etti. Ancak İttifak Devletleri, Cemal Paşa’nın teklifine “red” cevabı verdiler. İttihat ve Terakki yöneticileri, Balkan Savaşları felaketinin, bir ittifak grubuna katılmadığımızdan başımıza geldiğini düşündüklerinden, benzer bir felakete uğramamak için müttefik aramaktaydılar. Devlet yöneticileri Osmanlı Devleti’nin savaşa katılmamasını mümkün görmüyorlardı.

Enver Paşa

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları – Enver Paşa

Bu durumda, Osmanlı Devleti’nin yanında savaşa girmesini isteyen, yalnız Almanya kaldı. Bu arada İngiltere, Osmanlı Devleti’nin sipariş verdiği “Sultan Osman” ve “Reşadiye” adlı savaş gemilerini, parasını aldığı halde teslim etmedi. Ayrıca, İngiltere ve Rusya’nın Osmanlı Devleti üzerindeki tarihi emelleri bilinmekteydi. Bu arada Sadrazam Sait Halim, Enver ve Talat Paşalar, Almanya ile gizli bir ittifak antlaşması imzaladılar. Bundan sonra Almanya, bir an önce savaşa girmemiz için baskı yaptı.

Devlet yöneticileri “Seferberliğimizi tamamlayamadık. Paramız yok. Bulgaristan’ in durumu belli olmadan harbe giremeyiz” diyerek Almanya’yı oyalamaya ve zaman kazanmaya çalıştılar. Almanya ile ittifak antlaşmasının imzalanmasından sonra Osmanlı hükümeti, İtilaf Devletleri ile arayı açmamak için tarafsızlığını ilan etmişti. Fakat, Almanya ile ittifak antlaşmasının imzalanmasından (2 Ağustos 1914) 9 gün sonra beklenmedik bir olay meydana geldi.

Akdeniz’de dolaşan iki Alman savaş gemisi, İngiliz savaş gemilerinden kaçıyormuş gibi ustalıklı bir manevra ile Çanakkale Boğazından içeriye girerek Osmanlı Devletine sığındılar. Savaş gemilerinin boğazdan içeriye girmesi tarafsızlık kurallarına ve boğazlar rejimine aykırı bir durumdu. İngiltere ve Fransa, gemilerin 24 saat içinde karasularımızı terk etmesini ya da gemilerin kendilerine teslim edilmesini istediler.

Yavuz ve Midilli

Hükümet, Talat Paşa’nın bulduğu bir formül ile gemilerin Osmanlı Devleti tarafından satın alındığını ilan etti. İtilaf Devletleri, “gemilerin içindeki mürettebatın Alman olduğunu ileri sürerek” bu durumu kabul etmediler. Alman savaş gemilerinden Göben’e “Yavuz”, Breslav’a “Midilli” adı verdiler. Göben’in kumandanı Amiral Şuşon’u, Türk Donanması Amirali olarak tayin ettiler. Bir süre sonra bu iki gemi “Türk elbisesi ve fes giymiş mürettebatı ile” Enver Paşa’nın bilgisi ve emri ile Karadeniz’e açıldı. Daha sonra Kuzey Karadeniz’de Rusya’ya ait Odesa ve Sivastopol’ü bombardıman etti (29 Ekim 1914).

Yavuz ve Midilli

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Osmanlı Devleti bayrağı taşıyan gemileri gören Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti. Durumdan haberi olmayan sadrazam olayı öğrenince, “Biz nasıl olsa harbe girecektik. Ama, Almanların istediği bir zamanda değil, kendi istediğimiz bir zamanda girecektik.” dedi. İstifa etmek istedi ancak vazgeçirdiler. Fakat, hemen savaşa girilmesine taraftar olmayan dört nazır (bakan) birlikte istifa ettiler.

Doğu  Cephesi

Ruslar, Doğu Beyazıt’tan Osmanlı Devleti’ne saldırıya geçtiler(1 Kasım 1914). Bunun üzerine Osmanlı Devleti doğuda “Kafkas cephesi”ni açtı. Ruslar, Aras Nehri boyunca Pasinler’e doğru ilerlediler. Osmanlı Devleti Rusları “Köprüköy Savaşı” ile durdurdu. Türk ordusu, “Halid Azap Köyü Savaşı”nı kazandı. Fakat, düşman takip edilemediğinden geri atılamadı. Harbiye Nazırı Enver Paşa bizzat Köprüköy’e geldi (14 Aralık 1914). Kendisine “Dondurucu kış mevsiminde taarruz doğru olmaz, ilkbahara tehir edelim” tavsiyeleri yapıldıysa da önem vermedi. Enver Paşa, “Aras Nehri’ni kuzeye geçip, düşman ordusunun takip ve imha edilmesini emrederek Sarıkamış Harekâtına başladı (21 Aralık 1914). Şiddetli kış ve dondurucu soğukların hüküm sürdüğü bir zamanda Sarıkamış Harekâtı 25 gün devam etti.

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Bunun sonucunda Osmanlı Devleti Sarıkamış geri aldı ve Allahuekber Dağları geçti. Fakat dondurucu soğuk yüzünden altmış bin asker kaybetti. İlkbaharda karşı saldırıya geçen Ruslar; Van, Muş ve Bitlis’i ele geçirdiler(15 Mayıs 1915). Ruslar, Rusya Ermenilerini ve silâhlandırdıkları yerli Ermenileri serbest bıraktılar. Ermeniler, savunmasız bir durumdaki Türkleri katlettiler. Yüz binlerce Türk’ü şehit ettiler. Cephe gerisindeki hain Ermenilerin yardımıyla Ruslar; Erzurum, Erzincan, Trabzon ve Bayburt’u işgal ettiler(Şubat 1916-24 Temmuz 1916). Doğu Anadolu, Rusya’nın eline geçti.

Bu sırada Rusya’da iç karışıklıklar başladı. 12 Ekim 1917 yılında “Komünist ihtilâli” oldu. Çarlık yıkıldı; Ruslar, Doğu Avrupa’da Almanlara yenildiler. Aynı zamanda Doğu Anadolu’daki Rus ordusu geri çekildi. Mustafa Kemal Paşa başarılı çalışmaları ile birçok şehir geri aldı ve kurtardı (1916). Kendini toparlayan Türk ordusu, ileri harekâtına devam ederek, Doğu Anadolu’yu Rus işgalinden kurtardı.

Güney  Cepheleri

İngilizler, Birinci Dünya Savaşı’na kadar imzalanan antlaşma şartlarına göre geçici olarak işgal ettikleri Mısır ve Kıbrıs’ı, kendi topraklarına kattıklarını ilân ettiler (1914).

İngilizler, Süveyş’te Akabe’yi topa tuttular. Osmanlı Devleti Mısır’ın tekrar ele geçirilmesi amacıyla “Filistin-Suriye Cephesi”ni açtı. Bahriye Nazırı Cemal Paşa, Cephe kumandanlığına getirildi. Cemal Paşa, “Kanalı geçmek, Mısır’ı İngiltere’den geri almak, İngilizlerin Hindistan’dan getirip batı cephesine sevk edecekleri kuvveti burada tespit ve Çanakkale çıkarmasına engel olmak” için Şam’dan Kudüs’ e hareket etti. (14 Ocak 1915). Daha sonra ordumuz Süveyş Kanalı’na hücum etti (3 Şubat 1915). Kanalı geçmek isleyen 25. Fırka (Alay)’ nın beş taburunu imha ettiler ve kuvvetlerimiz Gazze’ye çekildiler. Ancak mevcut kuvvet ve silâhlar ile Süveyş Kanalı’nın geçilemeyeceğini anladılar. İngilizler Kanal’ın emniyetini sağlamak ve bu cepheden Çanakkale’ye kuvvet kaydırılmasına engel olmak için Filistin ve Suriye’ye saldırdılar. Birinci Gazze (27 Mart 1917) ve İkinci Gazze (19 Nisan 1917) savaşlarında ingilizler yenildiler. “Üçüncü Gazze Savaşı”nda Arapların ihanetine uğrayan kuvvetlerimiz yenildiği için geri çekildiler. İngilizler de Kudüs’ü ele geçirdiler(9 Aralık 1917).

Yıldırım Orduları Grubu

Kuzeye doğru ilerleyen ingilizleri durdurmak ve mümkün olduğu takdirde kaybedilen yerleri geri almak amacı ile Yıldırım Orduları Grubu kuruldu. Bir aralık Mustafa Kemal Paşa’nın da kumandanlığını yaptığı “Yıldırım Orduları Grubu” komutanlığına Alman Falkenhayn’ı getirdiler. İngilizlerle “Birinci Şeria Savaşı” ve “İkinci Şeria Savaşı” yapıldı ve ingilizlerin ilerleyişi durdurdular. “Nablus Meydan Savaşı” nda(19 Eylül 1918), yine Arapların ihanetine uğrayan ordumuz yenilerek Şam’a çekildi. Nablus Meydan Savaşı sonunda Suriye ve Filistin elimizden çıktı. İngilizler Şam’ı ve Halep’i işgal ettiler.

Daha sonra İngilizler Basra Körfezine asker çıkarıp(1 Kasım 1914), Bağdat’ı almak istediler. Osmanlı Devleti burada İngiltere’ye karşı “IrakÇephesi”ni kurdu. İngilizler Selmânıpâk’ta kuvvetlerimize yenildiler(25 Kasım 1915) ve Kut’ül Âmare’ye çekildiler. Kut’ül Amare’de ikinci defa yenilen İngiliz generali Towsend, 13.000 askeri, silâh ve mühimmatı ile teslim oldu. Bu defa İngilizler, Yemen, Hicaz ve Filistin’de Arapları Türklere karşı isyana teşvik ettiler. Arap isyanının başına Mekke Şerif Hüseyin geçti. Cephe gerisinden Arapların, ilerisinden İngilizlerin ateşi arasında kalan Türk ordusu zor duruma düştü. İngilizler, Bağdat’ı mukavemet (karşı koyma) görmeden ele geçirdiler(11 Mart 1917). Bağdat’ın kaybı ile Irak da elimizden çıktı. Musul ve Kerkük elimizde iken Mondros Mütarekesi(Ateşkes) imzalandı (30 Ekim 1918).

Çanakkale Cephesi
Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Ruslara yardım etmek ve Osmanlı Devleti’ni safdışı bırakmak isteyen İngiltere ve Fransa, 18 gemilik büyük donanma ile Çanakkale Boğazı’na saldırı yaptılar(18 Şubat 1915). Altı gemisi Türk topçusu tarafından batırılan düşman donanması geri çekildi. Denizden geçemeyeceğini anlayan İtilaf kuvvetleri, Saros (25 Nisan) ve Kumkale’ye (26 Nisan) karadan asker çıkardılar. Türk kuvvetleri her iki çıkarmayı da geri püskürttü. Bu sefer Seddülbahir ve Tekeburnu’na asker çıkardılar (28-30 Nisan). Burada geçen “Kırte Muharebeleri” ve “Zığındere Muharebeleri” neticesinde düşman çıkartmasını önlediler.

Seddülbahir’den de sonuç alamayan düşman, üçüncü bir cephe açmak amacı ile Suvla’ya asker çıkardı (7 Ağustos 1915). Burada, Miralay Mustafa Kemal Bey, Anafartalar Muharebeleri’nde düşmanı perişan etti. Kocaçimen, Conkbayırı ve Kanlısırt ( 10-14 Ağustos); Kirtetepe, Kanlıtepe ve Aslantepe (14-21 Ağustos) muharebeleri oldu. Komutanı bulunduğu 19. Tümen ile düşmana karşı koyan Miralay Mustafa Kemal Bey düşmana, “Çanakkale geçilmez” dedirtti. Başarılı olamayacağını anlayan düşman, bize belli etmeden geri çekilmeye başladı (20 Aralık 1915). Daha sonra 10 Ocak 1916′da İtilaf Devletleri kuvvetleri Çanakkale’den tamamen çekildiler.

Çanakkale Muharebeleri Sonucunda
  • Dünya tarihinde en çok insan kaybı oldu. Bu muharebelerde 254.000 Türk ve 250.000 yabancı olmak üzere 504.000 insan can verdi.
  • Türk ordusunun hesaba katılmayan savaş ve direnme gücü, Birinci Dünya Savaşı’nın uzamasına sebep oldu.
  • Çanakkale ve İstanbul boğazları, düşman istilâsından kurtuldu.
  • Rusya’ya yardım ulaşamadı. Almanlar, doğu cephesinde Rusları yendiler.
  • En büyük kuvvetler karşısında bile zafer kazanıldığını gören Türk milletinin direnme gücü ve savaş kazanma azmi tazelendi. Bu bakımdan Çanakkale, Millî Mücadele’nin temel kaynaklarından biri oldu.
  • Çanakkale Muharebeleri, gelecekteki Türk Milli Mücadelesinin başkomutan ve liderini ortaya çıkardı. Mustafa Kemal Bey, Türk milleti içindeki şöhret ve nüfuzunu Çanakkale’de kazandı.
Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Birinci Dünya Savaşı Sebepleri ve Sonuçları

Savaşın  Sonuçları

1914′te başlayan Birinci Dünya Savaşında Almanya, 1916′da gücünü kaybetmeye başladı. Bu durumu, 1917′de Veliaht Vahdettin Efendi ile birlikte Almanya’ya resmî bir gezi yapan Mustafa Kemal Paşa açıkça gördükten sonra, düşüncelerini devrin yetkili devlet adamlarına söyledi. Almanya’nın yenileceği ortaya çıktıktan sonra, İtilaf Devletleri bütün güçleri ile Osmanlı Devleti’ne yüklendiler. Savaş, Birinci Dünya Savaşı olmaktan çıktı, Osmanlı Devleti’ni yıkma savaşı haline döndü. 1918′de Amerika Birleşik Devletleri, İtilaf Devletleri yanında savaşa katılarak, Avrupa’ya büyük bir ordu çıkardı. Batıda tamamen yenilen Almanya, barış istedi.

Türk orduları Filistin ve Irak cephesinde yenildikten sonra geri çekildiğinde, İstanbul’da hükümet değişikliği oldu (8 Ekim 1918). İttihat ve Terakki Partisi iktidardan düştü. Yeni hükümet (A. izzet Paşa hükümeti), İtilaf Devletleri ile Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzaladı (30 Ekim 1918). İttihat ve Terakkinin yöneticilerinden Talat, Enver ve Cemal Paşalar gizlice memleketi terk ederek her biri bir tarafa gitti(2/3 Kasım 1918).

Mondros Mütarekesi‘ne Göre
  • Boğazlar İtilaf Devletlerine açılacaktı.
  • Türk orduları terhis edilecek ve silâh ve cephaneleri İtilaf Devletleri yetkililerine teslim edecekti.
  • Limanlar, tüneller, telgraf ve diğer haberleşme vasıtaları İtilaf Devletlerine teslim edilecekti.
  • İtilaf Devletleri, güvenlikleri için tehlikeli gördükleri yerleri işgal edeceklerdi.

Mondros Mütarekesi, tam bir teslim olma belgesiydi. Anadolu dışındaki topraklar daha önceden kaybedildiğinden, bu mütareke ile Anadolu’da tehlikeye girdi. Mütarekeden üç gün sonra, savaşarak güçleriyle geçemedikleri Çanakkale Boğazını süzüle süzüle geçen İtilaf Devletleri donanması İstanbul’a geldi. Boğaz’a demir attı (13 Kasım 1918). Birer bahane ile Fransa güney bölgelerimizi, İtalya Akdeniz bölgesini, İngilizler de çeşitli şehir ve bölgeleri işgal ettiler. İtilaf Devletlerinin desteği ile Yunanlılar, İzmir’i işgal ettiler (15 Mayıs 1919). İstanbul işgal altında bulunduğu ve Osmanlı Hükümetide bağımsızlığını kaybettiği için bu hareketlere karşı bir şey yapamadı. Aynı zamanda Avrupa devletleri, yüzyıllardır bekledikleri emellerine ulaştılar.

Bu durum karşısında, kendi varlığının yok edilme tehlikesi içinde bulunduğunu gören Türk milleti, Anadolu’nun her tarafında “Kuvayı Milliye” teşkilâtları kurdu. Düşmana karşı koymaya başladı. Ordu Müfettişliği görevi ile istanbul’dan ayrılan Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919‘da Samsun’a çıktı. Amasya, Erzurum ve Sivas’ta yaptığı faaliyetler ile dağınık durumdaki Kuvayı Milliye’yi birleştirdi. 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan Büyük Millet Meclisi‘ni ve yeni Türk hükümetini kurdu. Türk istiklâl Savaşı’nı başlattı.

 

Ayrıca bakabilirsiniz; Rus – Japon Savaşı Nedenleri

Yazar hakkında

Gökçenur Akyıldız

Yorum yap

five × 3 =